Kayıtlar

Mart, 2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bugünün

  “Bugünün diliyle ne dünü anlatabilirsin, ne de yarını.” ‘Böyle kısa cümleler, içinde derin anlamlar taşır.’ düşüncesinin sarsılmaz örneği olabilir. Bu cümleyle ilk karşılaştığımda; zamanı, içinde bulunduğum anı düşündüm bir süre. Bu cümleyi yorumlayabilecek mi bugünümün dili, diye sorguladım.   Aklıma ilk gelen: ‘Şu an yaşanmakta olana bakmalı o halde’ oldu. Şu anı anlamalı, değerini bilmeli ya da üç ayrı ekran kartı gerek bize. Biri dünde, biri yarında, bir diğeri de hep açık olan bugünde. Yarınla ve dünle ilgilenen arada bir açılsın ama çok geçmeden kapansın mümkünse. Takılı kalmasın geçmişte ya da daha güzel bir gelecek için yarınımı planlıyorum derken, harcamasın bugünü de. Aslına bakarsan, her zaman açık üçü de. Sen hangisine bakıyorsun, onu söyle ya da daha çok hangisine? Beklenmeyen bir soru muydu bu birden, bilmiyorum. Fakat önemli bir soru olduğunu anlatabilmem için apayrı bir zamanda, apayrı bir yazı gerekir; bu kesin. Hatta belki yazılar… Şu ana yeniden tutu...

Eksik %1 (ya da %99)

  Ekranda %99’a kadar hızlı dolmuş ama iki dokuzu yan yanayken sevmiş de soluklanmaya karar vermiş gibiyim. Beni izleyen ben ise, “Nasıl dolmadı! 1 saattir %99’da” diye düşünüp, kafayı yiyedursun. Sadece beni izleyen Ben’in de ne hali varsa görsün. (Sadece izleyip bir şey yapmadığı bir kenara; bir şeyler yapmaya çalışanları, sırf sonuç odaklı değerlendirip tamamlanamamışlıklarını -%100 kıstasına göre- öylece yargılayanlara öfkem büyük. İçimizdeki bu mükemmelliyetçi, tatminsiz tarafa da dolayısıyla kızgınım.) Canı biraz soluklanmak istemiş, bir şeyleri tam doluluk noktasına getirmek için koşturan Ben’i görmüyor, sadece izliyor ve tüm kızgınlıklarımı hak ediyor. Ama koşturan Ben’i hak etmiyor. Neyse, hak etmek değil mesele. Bazı kısımlar hızlı hızlı geçiyor bir anda. Hemen dolduğuna, tamamlanmaya yaklaştığına sevinirken gözden kaçırdıklarımız, durup bir an soluklanmadığımız anlar, acısını %99’da çıkarıyor. Al sana, bekle şimdi diyor. Her ne için bekliyorsak, belki daha başka eksikl...